Yedi Tepeli İstanbul’da Gezilecek Yerler
İstanbul deyince Ayasofya, Kız Kulesi, Boğaz, Adalar, Galata, Topkapı Sarayı, Kapalı Çarşı, Sultan Ahmet, Taksim, Çiçek Pasajı, Pera, Eminönü, Sarayburnu, Çamlıca, Çengelköy, Pierre Loti gibi birbirinden güzel tarihi ve turistik mekanları bir çırpıda sayabiliriz fakat İstanbul’da gezip görebileceğiniz yerler listesinin sadece bir kısmı bu.
Vapur, çay simit martılar, salep, Türk kahvesi, rakı balık, boğaz turu, balık ekmek, lokum, alışveriş, fasıl, hamam sefası… bunlar da İstanbul’u gezerken yapabilecekleriniz arasında en popüler olanlar ama bu liste daha uzar gider.
Dünyanın en güzel şehirlerinden biri. Yüzyıllar boyunca gelmiş geçmiş en güçlü iki imparatorluğa, Bizans ve Osmanlı’ya başkent olmuş, sultanların, sarayların mekanı. Kültür ve inanç çeşitliliği ile dünyanın kalbi olan İstanbul’un yedi tepesinde esen rüzgarlarda tarihi minarelerden yükselen ezanlar çan seslerine karışır. Kiliseler, manastırlar, camiler, medreseler, sinagoglar yan yanadır.
Antik dönemden Bizans İmparatorluğuna ve Fatih’in fethi ile nihayet Osmanlı’ya geçen İstanbul bir örneği daha olmayan kültürel ve tarihi zenginliklere sahip olmasının yanı sıra İstanbul Boğazının iki yakasına kurulmuş üç tarafı sularla çevrili kıtalar arası konumu ile Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan çok özel bir jeolojiye ve müthiş güzellikte bir doğaya sahiptir.
Üzerine şarkılar söylenmiş, şiirler yazılmış. Gelmeyen merakından, gelip görüp giden özleminden kurtulamaz derler. Havası, büyüleyici atmosferi, tarihi dokusu ile kalabalık caddelerinde hayat yedi yirmi dört kesintisiz akar. İstanbul, geceleri başka gündüz başka güzel olur, bahar başka, yaz başka, kış başka…
İstanbul’da Gezilecek Tarihi Yerler
İstanbul’da gezilecek yerlerin başında gelen Tarihi Yarımada, milattan öncesine ait kalıntıları da sınırları içinde bulunduruyor, Bizans döneminde İmparator Konstantin’in adıyla anılan Konstantinopolis de, Osmanlı’nın başkenti İstanbul’da, işte burası.
1. Topkapı Sarayı
Osmanlı İmparatorluğunun dört yüzyıl boyunca devlet merkezi olan Topkapı Sarayı, yemyeşil bahçeleri, avluları, ihtişamlı mimarisi ve tarih kokan ambiyansı ile her yıl binlerce turist tarafından ziyaret ediliyor.
Topkapı Sarayı’nın bölümleri
- Bab-Hümayun
- I. Avlu
- Babûsselam
- Saray-ı Hûmayün
- İç Saray şeklindedir.
Fatih Sultan Mehmet tarafından 1478 yılında, Ayasofya ile Sarayburnu arasına inşa edilen ve günümüzde müze olarak halka açık hizmet veren Topkapı Sarayı, UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde bulunuyor.
Topkapı Sarayının içinde bulunan Panorama 1453 Tarih Müzesi, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinin ziyaretçilere yaşatıldığı, dünyanın ilk tam panoramik müzesi. Sarayı gezdikten sonra, 1453 yılında Fatih ile İstanbul’un fethinden bir sahneyi deneyimleyebilirsiniz.
2. Ayasofya
Topkapı Sarayından çıktıktan sonra gezinize tarihi yarımadanın sınırları içerisindeki en değerli mekanlardan, Ayasofya ile devam etmelisiniz.
Daha evvel iki kere yıkılan ve aynı yere üçüncü defa inşa edilen Ayasofya, Osmanlı’nın İstanbul’u fethinden sonra camiye dönüştürülmüş. Kubbeli bazilika tipi yapısıyla mimaride bir dönüm noktası olan Ayasofya’nın geniş kubbesine Mimar Sinan’ın sanatı da eklenmiştir. Çok geniş olduğu için birkaç defa çöken kubbe, Sinan’ın yaptığı istinat duvarından sonra bir daha çökmemiş, Ayasofya günümüze kadar korunabilmiştir.
Hoşgörünün dünya üzerindeki temsillerinden biri olan Ayasofya’nın duvarlarında, İsa Peygamberin resmedildiği mozaikler ile Hz. Muhammed’in ve halifelerinin isimlerini aynı kubbenin altında göreceksiniz.
Bu muazzam güzelliği görmek için yılın her döneminde dünyanın dört bir yanından gelenler, Ayasofya Cami ve Müzesinin önünde uzun kuyruklar oluşturuyorlar.
3. Kapalıçarşı
Rengarenk büyülü bir labirenti andıran, bir zamanlar değerli maden işçiliğinin en ünlü merkezi, nam-ı diğer Grand Bazaar dünyanın en büyük kapalı çarşısı ve en çok ziyaret edilen turistik mekanı.
İki bedestenden oluşan, 66 sokağında 4 bine yakın dükkan bulunan Kapalıçarşı Beyazıt, Mercan ve Nuruosmaniye arasına konumlanmıştır. Bizans döneminden kaldığı tahmin edilen Eski Bedesten bugünkü adıyla Cevahir Bedesten’e ek olarak inşa edilen Sandal Bedesten 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır.
Osmanlı zamanında ağırlıklı olarak gayrimüslim sarraf ve tüccarın esnaf olduğu, ticaretin ve paranın merkezi Kapalıçarşı, çok kültürlü yapısıyla ve ticarete getirdiği ahlak, güvenilir esnaf geleneğiyle günümüze kadar değerini koruyarak ulaşmıştır.
Kapalıçarşı özellikle el yapımı kıymetli Türk halısı, usta ellerden çıkma özel mücevher ve değerli taş alışverişi söz konusu olduğunda dünyanın bir numaralı alışveriş merkezidir.
4. Yerebatan Sarnıcı
İstanbul’un en görkemli tarihi yapıları arasında anılan Yerebatan Sarnıcı’nın, Yerebatan Sarayı olarak da bilinmesinin sebebi, Bizans imparatoru Justinianus tarafından yapılan devasal sarnıcın bir saray kadar şık ve ihtişamlı sütunları.
Sarnıcı dolaşırken göreceğiniz muhteşem güzellikteki ters duran iki Medusa başının Roma dönemi heykel sanatına ait olduğu düşünülmektedir. Çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapan bu büyüleyici atmosferde konser zamanına denk gelirseniz, kaçırmayın deriz.
5. At Meydanı
Bizans döneminde Hipodrom olarak kullanılan meydan, Fatih’in İstanbul’u fethinden sonra At Meydanı olarak yeniden adlandırılmış. Tarih öncesi dönem de dahil olmak üzere, Güneyinde Ayasofya kuzeyinde Bizans Sarayının kurulu olduğu zamanlarda Konstantinopolis’in; Osmanlı’nın saraylar, hamamlar, çeşmeler, camilerle etrafını sardığı dönemde İstanbul’un en önemli meydanı olmayı sürdürmüş.
Ayasofya, Sultanahmet Camii, Yerebatan Sarnıcı, Dikilitaş, Yılanlı Sütun, Alman Çeşmesi gibi bir çok tarihi eser ve mekanın bulunduğu meydan aynı zamanda müzeler bölgesidir.
6. Çemberlitaş Sütunu
İstanbul’un yedi tepesinden biri olan Çemberlitaş meydanındaki 57 metre yüksekliğindeki tarihi sütun günümüzden 1700 yıl önce Roma’daki Apollon tapınağında söktürülüp İmparator I. Konstantin onuruna bugünkü yerine dikilmiş.
7. Yedikule Zindanları
Yedikule Hisarı olarak da bilinen Bizans döneminden kalma Yedikule Zindanları İstanbul’daki en büyük açık hava müzesidir. Aslında zindan olarak değil, Bizans İmparatoru Theodosius tarafından önemli konuklarını, misafir kralları ve saray mensuplarını karşılamak ve ağırlamak için yaptırılmıştır. Meşhur Yedikule Bostanlarının yemyeşil görüntüsünü ayaklarınızın altına seren hisardan, açık denizi ve İstanbul’u izlemeye doyamayacaksınız. Gelmişken bostanlara uğramadan geçmeyin.
8. Dolmabahçe Sarayı
Boğaza nazır Dolmabahçe Sarayı, on dokuzuncu yüzyılda tüm dünyada esen modernleşme rüzgarlarının Osmanlı’daki yansıması diyebiliriz. Bu zarif, gösterişli, Avrupai sarayın yapım emrini 1843 yılında sultan I. Abdülmecid vermiştir. Sarayın ünlü mimarları Balyan ailesinin İstanbul’daki muhteşem eserlerinin başında gelen Dolmabahçe Sarayı, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu yer olması sebebiyle de ayrıca değerlidir.
Boğaz manzaralı sarayın, yemyeşil bahçesinde rengarenk çiçekler, mermerden havuzlar arasında dolaşıp Osmanlı hanedanından kalma değerli eşyaların sergilendiği odaları ziyaret ederken dönemin ruhunu hissedeceksiniz ve belki “Kötülük ve çirkinlik burada yasaktır, burada sadece güzel olan şeyler bulunsun.” dediğini duyar gibi olacaksınız Sultan Abdülmecid’in.
9. Galata Kulesi
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Galata Kulesi, İstanbul’u 360 derece görebileceğiniz muazzam bir manzaraya sahip. Ziyaretçilerinin yaz kış önünde uzun kuyruklar oluşturduğu kule, 528 yılında Fener Kulesi olarak inşa edimiş. İstanbul’un önemli simgelerinden biri olan Galata Kulesi dünyanın en eski kuleleri arasında…
10. Fener Rum Patrikhanesi ve Kızıl Mektep
Balat’ta bulunan patrikhane ve kilise, ortodoks alemi için önemli inanç merkezlerinden biridir. Patrikhaneye bağlı Kızıl Mektep ise muhteşem mimarisi ile İstanbul’daki tarihi güzelliklerin başında gelmektedir.
11. Ahrida Sinagogu
Haliç kıyısındaki tarihi Balat mahallesinin rengarenk nostaljik sokaklarında devam eden gezinize ekleyebileceğiniz bir başka tarihi mekan da Ahrida Sinagogu. 15 yüzyıldan kalma Yahudi ibadethanesinin, gemi pruvasını andıran dua kürsüsü görülmeye değer.
Anadolu Yakasında Gezilecek Tarihi Yerler
Tarihi yarımadayı ve Haliç civarını şöyle bir gezdikten sonra Eminönü’nden ya da Karaköy’den vapura atlamaya ne dersiniz? İstanbul’un tarihi yerlerini gezmeye Anadolu yakasında devam ediyoruz.
1. Haydarpaşa Garı
İstanbul’un görkemli mimari yapılarından bir tanesi de İtalyan taş ustalarının ve Alman mimarların elinden çıkmış olan Haydarpaşa Garı. Vapurdan görünüşünün güzelliği bir yana garı gezmek, insanların trenle seyahat ettikleri dönemlerde her gün binlerce kişinin gelip geçtiği garın sessizliğini dinlemek, vitraylardan içeri düşen ışığın kırılmaları ve zamanın ruhunu duymak istemez misiniz?
Yeşilçam sinemasının göç temalı aile filmlerinin vazgeçilmez mekanlarından Haydarpaşa Garı, fotoğraf çekmek ve çekilmek için harika bir yer, hatırlatmış olalım.
2. Kız Kulesi
Boğazın ortasındaki muhteşem güzellikteki Kız Kulesi, M.Ö dört yüzlü yıllara kadar uzanan tarihi ile İstanbul’daki en eski yapılardan biri. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerini görmüş olan bu nazlı kuleyle ilgili rivayetler çok. Üsküdar’da Salacak’tan kuleyi izleyebilir, dilerseniz akşam yemeğini kulenin şık restoranında yiyebilirsiniz.
3. Anadolu Hisarı
Osmanlı’nın İstanbul’u fethetmek için verdiği büyük mücadaleler sırasında şehri Cenevizlilerden korumak için yaptıkları bu iki hisar, boğazın en dar kısmında karşılıklı olarak konumlanmış durumdadırlar.
Anadolu Hisarı, İstanbul’un fethinden önce 1395 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılmıştır.
Fatih Sultan Mehmet tarafından, Anadolu Hisarı’nın tam karşısına 15 nisan 1452 yılında inşa edilmeye başlanan Rumeli Hisarı ağustos 1452’de tamamlanır ve Fatih, İstanbul’u alır.
Boğaz turu ile Anadolu ve Rumeli hisarlarının arasından geçebilir, uzaktan bakmakla yetinmek istemezseniz, ziyaret edebilirsiniz.
4. Heybeliada Ruhban Okulu
Adanın yemyeşil ormanları arasında yükselen Ruhban okulu, mutlaka görmeniz gereken etkileyici tarihi mekanlardan biri. Dokuzuncu yüzyılda inşa edilen Aya Triada kilisesi sonradan okul binasına dönüştürülmüş. Ümit Tepesinde bulunan yüksekokul, din adamı yetiştirmek üzere eğitim veren, en eski teoloji akademilerinden biridir.
5. Büyükada Aya Yorgi Kilisesi
Büyükada’nın en yüksek yerine konumlanmış olan Aya Yorgi Kilisesi, dileklerin kabul olduğu kilise olarak ün yapmıştır. Her yıl 23 Nisan’da binlerce kişi tarafından ziyaret edilen kiliseye, ellerindeki makaradan saldıkları ipi koparmadan tırmanmaya çalışanlar, tepeye ulaştıklarında dileklerini tutar ve kilisede mum dikerler.
Küçük ve mütevazı bir kilise olan Aya Yorgi’yi görmek için epey dik bir yokuş çıkılır fakat yolun sonunda kilisenin bulunduğu tepe, eşsiz bir manzarayla ziyaretçilerini adeta büyüler.